Panik atağı durdurmanın ve ya kontrol etmenin bu bozukluğu
ortadan kalkacağını duymuşsunuzdur. Ancak bu kalıcı bir çözüm değildir. Kontrol
etmeye yeltensek bile boş bulduğu bir zamanda vahşi bir hayvan gibi mağdurun
üstüne atar kendini. Bu yüzden sorunun köküne inerek bu problemi çözmeliyiz.
Kendi köşesinde yapayalnız bir insanken ve gün yüzüne çıkmaya cesaret edemezken nasıl
sosyal bir aktivite sahibi bir insan olduğunuzu göreceksiniz. Bu çalışmada
Sevim Türker evden dışarı adımını atmaya korkarken günlük yürüyüşlerinin
zamanını bekleyen ve ayaklarının üstünde
duran bir insan olduğunu anlatıyor..
Çağımızda artan işsizlik sorunları, ailevi sorunlar ve
insanların birbirleriyle anlaşamamasından kaynaklanan nedenlerle bir çok kişi panik ataklara ve
strese yakalanabiliyor. Bu konuda oldukça ilgilenen çok profesyonel insanın çok programı var. Ancak çok azı şiddetli
deneyimler yaşamıştır. Bu nedenle yedi
yıldan fazla bir zaman bağımsız araştırmacı, sağlık danışmanı ve köşe
yazarı olarak bütüncül sağlık
anlayışına kendini adayan Sevim Türker bu tedavide oldukça iddialı...
Kendisinin çocukluğundan beri bu hastalığın pençesinde
olduğunu sıklıkla göğüs ağrılarından ve baş dönmelerinden sayısız kez acil
servislere götürüldüğünü hatta arada bir kontrolünü kaybettiği için okul derslerini
kaçırdığını eğitimde geri kalarak kendisine olan saygısını yitirdiğini
anlatıyor. Üniversite yıllarında ise kendisinin çıldırdığını düşünüyor ve
yalnız kalmaktan korktuğunu dile getiriyor.Bu nedenlerle panikli hastaların durumunu kendisindenmiş gibi hissediyor.
Bu problemle
uğraşmaktan gücünüzün tükendiğini düşünmeyin. Birileri bunu başarabiliyorsa
sizde bunu başarabilirsiniz. Sadece
kendinize olan güveni kazanmaya
çalışın inanarak bu yolda yürüyün. Hayatınıza farklı bir desenle yeni bir resim
çizin ve içinizdeki heyecanı ortaya
çıkararak bu formülün arayışına ve sırrına
ortak olun...






